Download Eski Türk Edebiyatında Sosyal Hayat Çalışmaları ESKİ EDEBİYAT PDF

TitleEski Türk Edebiyatında Sosyal Hayat Çalışmaları ESKİ EDEBİYAT
File Size205.4 KB
Total Pages40
Document Text Contents
Page 1

Eski Türk Edebiyat›nda
Sosyal Hayat Çal›flmalar›

Fatma Meliha fiEN*

Giriş

ÜNİVERSİTE ÇEVRELERİNDE Eski Türk Edebiyatı ismiyle tanınan eski edebi-

yatımız ile ilgili olarak, başta adlandırılması olmak üzere pek çok sorun mev-

cuttur. Bugün konunun uzmanı olan küçük bir çevre dışında anlaşılması pek

mümkün olmayan bu edebiyatın nadir ürünleri kaleme alınmaya devam edil-

mektedir.1 İlk örnekleri XIII. yüzyılda tespit edilebilen eski edebiyatın XVI. yüz-

yılda kendi klâsik eserlerini ürettiği, Şeyh Galip’in (XVIII. yüzyıl) de son büyük

şair olduğu kabul edilir. XIX. yüzyıldan itibaren sosyal ve kültürel alanda mey-

dana gelen değişmeler edebiyat anlayışını da etkilemiş, klâsik edebiyatın ya-

nında, hatta ondan daha da güçlü bir şekilde sonraları “Tanzimat edebiyatı”

adıyla anılacak yeni edebiyat akımını ortaya çıkarmıştır. Bu yeni anlayışla kale-

me alınan eserler önceleri klâsik şekilleri korusa da içerik açısından değişiklik-

ler göstermiş, zamanla yeni tür ve şekiller çoğalarak eski türlerden kopmalar

görülmüştür.

Eski edebiyat aslında iki önemli kırılma noktası yaşamıştır. Bunlardan bi-

rincisi Tanzimat ve Batılılaşma adıyla andığımız zihniyet ve kültürel değişim,

ikincisi ise Cumhuriyet’in ilanı ile gelen rejim değişikliğidir. XIX. asırdan itiba-

ren yüzünü Avrupa’ya dönen Osmanlı aydını, eski ile bağlarını yavaş yavaş ko-

parmaya başlamış, bunun akislerinin edebiyatta da kendisini göstermesi kaçı-

nılmaz hâle gelmiştir. Bu dönemde, yazı meselesi gündeme gelmemiş ve dil

açısından da önemli bir uçurum yaşanmamıştır. Fakat Cumhuriyet nesli, Os-

manlı yazısı ve kültürüyle yetişmiş bulunmakla birlikte, saltanatın kaldırılma-

sı, yazı devrimi, dilde sadeleşme ve özellikle Güneş-Dil teorilerinin revaçta bu-

467Osmanl› Kad›n› Hakk›nda Hukuk Kaynaklar›na Dayal› Çal›flmalar

Türkiye Araflt›rmalar› Literatür Dergisi, Cilt 5, Say› 9, 2007, 467-506

* Dr.

1 Bkz. Cem Dilçin, “Kasîde-i Tîgiyye” Journal of Turkish Studies= Türklük Bilgisi Araştırmala-
rı: Hasibe Mazıoğlu Armağanı I, c. XXI, sy. 1, 1997, s. xxvii-xxxii.

YasarUgurlu
Vurgu

Page 2

lunduğu siyasî ve kültürel ortamdan fazlasıyla etkilenmiştir. Bu dönemde, es-

kiye ait olan her şey gibi edebiyat da bir anlamda yargısız infaza tabi tutularak

tamamıyla reddedilmiş ve acımasızca eleştirilmiştir. Cumhuriyet’in ilk yılların-

da Türk Dil ve Türk Tarih kurumları kurulmuş, bunların araştırmaları özellikle

Türklerin İslâmiyet’i seçmeden ve Anadolu’ya gelmeden önceki dil ve tarihleri

üzerinde yoğunlaşmış, böylece aslında Arap ve Fars kültürleri -dilleri- ile tanış-

madan da köklü bir Türk tarihi ve dilinin var olduğu ispat edilmeye çalışılmış-

tır. Verilen örneklerden anlaşılabileceği gibi, Tarama Sözlüğü’nün hazırlanma

aşamasında eski edebiyat ürünleri kapsamlı bir araştırmadan geçirilmiş ol-

makla birlikte, bu taramanın sadece öz Türkçe kelimeleri tespit etmek için ya-

pıldığı görülmektedir. Zamanla Osmanlı Türkçesi’ne aşina olanların yerini es-

ki harfleri bilmeyen ve okuduğu eski metinleri anlamayan yeni nesiller almış,

böylece eski edebiyat resmî tarih zihniyetinin ve tamamıyla ön yargıların ha-

kim olduğu fikirlerin gölgesinde kalmıştır. Buna göre edebiyat -fakat özellikle

şiir- hayattan kopuk, belli bir zümre dışında kimsenin anlamadığı, Arapça ve

Farsça etkisinde benliğini kaybetmiş bir dille yazılmış ürünlerden ibarettir.

Topluma söyleyecek hiçbir şeyi olmadığı için yok olmaya layıktır ve araştırıl-

ması da gerekmez. Yukarıdaki fikirleri dile getirenlerin içinde konuya tamamen

vakıf kişilerin bulunması da dikkat çekicidir.2

Eski Türk Edebiyatı’nda sosyal hayat araştırmaları ile ilgili olabilecek ilk ya-

yın Necip Asım’a aittir. Tarih-i Osmani Encümeni Mecmuası’nda yayınlanan

bir makalede yazar, Mesihî Divanı’ndan bazı beyitler yardımıyla, divanların ta-

rih kaynağı olarak kullanılabileceğinden söz etmektedir.3

Sosyal hayat araştırmaları konusunda yapılan ilk akademik çalışma, Meh-

med Çavuşoğlu tarafından hazırlanan Necâtî Bey Divânı’nın Tahlili4 isimli

doktora tezi kabul edilebilir. Aslında bir tahlil olarak hazırlanan eser dört bö-

lümden oluşur. İkinci bölümün başlığı “Necâtî Bey Divanında Cemiyet”tir. Bu-

rada şahıslar, kavimler, yer adları, sanatlar, meslekler, oyunlar ve içtimâî hayat

alt başlıkları ile şiirdeki gündelik hayat unsurları tasnif edilmiştir. Tezin yayın-

lanmış hâli bunların bir nevi listesi olduğundan ve çok az beyit numarası veril-

diğinden ayrıntılı bilgiye ulaşmak mümkün değildir. Daha önce Ali Nihad Tar-

lan tarafından hazırlanan Şeyhî Divanı’nı Tedkik5 isimli çalışmanın ikinci bölü-

mü de “Şeyhî’in Hayat, Şahsiyet ve Muhiti Hakkında” başlığını taşımakla birlik-

te içerik açısından ikinci araştırmadan çok farklıdır.6 Mehmed Çavuşoğlu’ndan

TAL‹D, 5(9), 2007, F. Meliha fien468

2 Bkz. Abdülbaki Gölpınarlı, Divan Edebiyatı Beyanındadır, İstanbul, Marmara Kitabevi,
1945.

3 Bkz. Bibliyografyanın Makaleler kısmı.

4 İstanbul: Milli Eğitim Basımevi, 1971, s. 55-78.

5 İstanbul: Edebiyat Fakültesi Matbaası, 1964.

6 İki çalışmanın önemli farkları ve tahlil çalışmaları ile ilgili olarak bkz. M. Ali Yekta Saraç, “Di-
van Tahlilleri Üzerine”, İlmî Araştırmalar, 1999, sy. 8, s. 209-219.

YasarUgurlu
Vurgu

YasarUgurlu
Vurgu

Page 20

adlı eserini değerlendirirken Zati zamanında yaşamış bazı kişiler hakkında

birinci elden bilgi verdiği ve şairin yaşadığı devrin toplumsal hayatı konu-

sunda da önemli bir kaynak olduğunu söyler.

Çayırdağ, Mehmet, “Kayseri’de Vakfiyelere Göre Sosyal Hayat”, Erciyes Yöresi Folklar,

Halk Edebiyatı ve Etnoğrafya Sempozyumu I, (3-5 Mayıs 1990, Kayseri), Kay-

seri, 1991, s. 259-277.

Çelebi, Asaf Halet, “Eski Türk Şiirinde Beşiktaş”, Türk Yurdu, Ağustos 1955, sy. 247, s.

113-117.

Çelebi, Asaf Halet, “Eski Türk Şiirinde Haliç”, Türk Yurdu, Temmuz 1955, sy. 246, s. 33-

37.

Çelebi, Asaf Halet, “Eski Türk Şiirinde Üsküdar ve Çamlıca”, Türk Yurdu, Mayıs 1955,

sy. 244, s. 823-827.

Çelebioğlu, Amil, “Dini Tasavvufi Edebiyatımızda Ramazan”, Eski Türk Edebiyatı Araş-

tırmaları, İstanbul: Milli Eğitim Basımevi, 1998, s. 697-701.

Çelebioğlu, Amil, “Divan Şiirinde Ramazan”, Eski Türk Edebiyatı Araştırmaları, İstan-

bul: Milli Eğitim Basımevi, 1998, s. 703-707.

Çelebioğlu, Amil, “Eski Türk Edebiyatında Gemiyle İlgili Şiirler ve Bazı Hususiyetler”,

Eski Türk Edebiyatı Araştırmaları, İstanbul: Milli Eğitim Basımevi, 1998, s.

625-654.

Çelebioğlu, Amil, “Edebiyatımızda Ramazan”, Eski Türk Edebiyatı Araştırmaları, İs-

tanbul: Milli Eğitim Basımevi, 1998, s. 691-695.

Çelebioğlu, Amil, “Fuzuli’nin Bir Beyti Üzerinde Bazı Düşünceler”, Eski Türk Edebiya-

tı Araştırmaları, İstanbul: Milli Eğitim Basımevi, 1998, s. 575-84.

Çelebioğlu, Amil, “Fuzuli’nin Şiirlerinde Ney”, Eski Türk Edebiyatı Araştırmaları, İs-

tanbul: Milli Eğitim Basımevi, 1998, s. 563-573.

Çınar, Bekir, “Divan Şiirinde Adâlet”, Türklük Bilimi Araştırmaları, 2001, sy. 10, s. 295-

332.

Çınar, Mustafa, “XVI. Yüzyıl Divan Edebiyatında Bahçe Tasviri”, AÜ Türkiyat Araştır-

maları Enstitüsü Dergisi, 2004, yıl: 11, s. 26, s. 149-158: Fuzulî, Zâtî, Hayalî,

Bâkî, Nev’î’nin eserlerinde yer alan bahçe ve tabiat tasvirleri ile ilgili değer-

lendirme yapan yazar, eski edebiyatımızda tabiat manzaralarına, burada ya-

şayan canlılar olan çiçekler ve ağaçların yanısıra bahçelere ve ırmaklara yer

verildiğini açıklamaktadır. Özellikle bahçelerde kurulan işret meclislerinin

de geniş yer tuttuğu kaydedilmektedir.

Çöm, Erol, “Nev’i Divanı’nda Günlük Hayat”, Selçuk Üniversitesi Türkiyat Araştırma-

ları Enstitüsü Türkiyat Araştırmaları Dergisi, 2002, sy. 11, s. 201-222: Nev’î di-

vanında günlük hayat ile ilgili unsurları tasnif eden yazar, bunları alışveriş,

askerlik ve savaş, avcılık, çocuklar, gayrimüslimler, düğünler, hastalıklar ve

tedavi yolları, ölümle ilgili hususlar olmak üzere sekiz bölümde inceler. Ör-

TAL‹D, 5(9), 2007, F. Meliha fien486

Page 21

nek beyitler ile ilgili son derece kısa açıklamalara yer verilmiş, birden fazla

çağrışım yapan beyitlerin bu durumu zaman zaman gözden kaçırılmıştır. Bu

tip çalışmalarda özellikle yazarların metinleri bugünkü dil ile ifade etmesi ve

yorumlara sonradan yer vermesi, daha verimli bir çalışma tarzı olabilir.

Dağlı, Yücel, “Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde Kedi”, Toplumsal Tarih, Mart 2004, sy.

123, s. 78-81.

Dankoff, Robert, “Daily Life in the Seyahatname: a Party in Istanbul”, Journal of Tur-

kish Studies=Türklük Bilgisi Araştırmaları: Kaf Dağının Ötesine Varmak,

Festscrift in Honor of Günay Kut, Essays Presented by Her Colleagues and Stu-

dents II, 2003, c. XXVII, sy. 2, s. 9-12.

Dankoff, Robert, “Evliya Çelebi Seyahatnamesi Işığında Osmanlı Toplum Hayatı”,

Türkler, Hasan Celal Güzel, Kemal Çiçek ve Salim Koca (ed.), Ankara: Yeni

Türkiye, 2002, c. X, s. 268-291.

Demir, Hivren, “Divan Şiirinde Tabiat, Ahlâk ve Hayali Bey”, Edebiyat ve Eleştiri, Ma-

yıs-Haziran 2000, sy. 49, s. 32-38: Makalede, Cemal Süreyya’nın şiir hakkında

sözlerine yer verilerek, onun çizdiği çerçeveden bakıp Hayalî Bey’in manzu-

meleri değerlendirilmektedir. Divan şiirindeki tabiat aslında, şairin ondaki

görüntüler karşısındaki acizliğini ifade etmek için kullanılır. Beyitlerde geçen

“servi” kelimesi, aynı adla tanınan ağacın güzelliğini anlatmaz, kastedilen

boyu onun gibi olan sevgilidir. Kasidelerin nesib bölümlerindeki tabiat tas-

virleri, daha sonra yapılacak olan medhiyeye zemin hazırlar. Bu yüzden ger-

çek tabiata uzak ve soyuttur. Hayalî Bey’in kısa hayat hikâyesinde ve yazdık-

larında da tabiat, otorite, şiir arasındaki ilişki üzerinde durulur. Şiir yazma

kurallarının önceden belirlenmesi ve onun “öğrenilen” bir şey olması, şairin

mizacının yansıtmasının önündeki en büyük engel olarak gösterilmektedir.

Derdiyok, İ. Çetin, “Osmanlı Devrinde Mektup Yazma Geleneği”, Yeni Türkiye, c. XXXIV,

sy. 701, s. 277-299: Nesir, inşâ ve münşeât terimlerinin açıklamaları ile başla-

yan makalede, daha sonra mektup ve bölümlerinden bahsedilmektedir. Eski

Türk edebiyatında mektup ile ilgili yapılan çalışmaların azlığından, geniş çap-

lı incelemelerin yapılmadığından söz eden yazar, Mesihî’nin Gül-i Sadberk

adlı eserini esas alarak konularına göre mektup çeşitlerini tasnif etmektedir.

Buna göre; şefkatname, talepname, irsal-name, şevk-name, tehniyet-name,

ilam-name, şikâyet-name, cevap-name, şükr-name, taziyet-name, ıyadet-na-

me adı verilen on iki çeşit mektup bulunmaktadır. Bu konuda yeni ve kapsam-

lı araştırmaların yapılması gereği vurgulanarak makale sona ermektedir.

Dikmen, Hamit, “Türklerin XVIII. Yüzyıldaki Sosyal ve Kültürel Hayatı”, Türk Kültürü,

Ekim 2000, yıl: 38, sy. 450, s. 626-631: XVIII. yüzyıl ile ilgili genel tarihî değer-

lendirmeden sonra klâsik anlayışta edebiyat ile ilgili bir özet yapılmıştır. Bu-

rada XVIII. yüzyılda mahallîleşmenin arttığından söz edilerek Seyyid Veh-

bi’den iki, Nâbî’den bir beyit verilmiştir.

487Eski Türk Edebiyat›nda Sosyal Hayat Çal›flmalar›

Page 39

Sonuç

Eski Türk Edebiyatı sahasında yapılan araştırmalara baktığımızda, özellikle

son yıllarda şiirin toplum hayatı ile ilgisi üzerine yazılmış çok sayıda makaleye

rastlıyoruz. Bunların önemli bir kısmı, yazılan konu ile ilgili beyitleri açıkla-

maktan çok sadece örnek olarak vermekte, yorumu okuyucuya bırakmaktadır.

Araştırmacıların bu tip çalışmalarda metinlerden nasıl yararlandıklarını ve ça-

lışma yöntemlerini açıklamadıkları da görülmektedir. Bu tip eserler bize, şiir ile

toplum sosyal hayat arasında bir bağ olduğunu göstermekte, fakat bu bağın ni-

teliği hakkında yeterli bilgi sunmamaktadır. Şairler arasında yapılmış karşılaş-

tırmalı çalışmalar da bulunmamaktadır.

Yukarıda bulunan eserlere bakıldığında, klâsik şiirin yaşadığı toplumdan

kopuk olduğu söyleminin mesnetsiz olduğu anlaşılmaktadır. Özellikle bazı

eserlerde bu ilişkinin diğerlerinden daha kuvvetli olduğu açıkça tespit edilebil-

mektedir. Bu alanda yapılacak yeni araştırmaların, mevcut örnekleri daha da

arttıracağı açıktır.

Eski Türk Edebiyat›nda Sosyal Hayat Çal›flmalar›

Fatma Meliha fien

Özet

XIII. yüzyıldan XIX. yüzyıla kadar devam ettiği kabul edilen Klâsik Türk Edebiyatı ori-

jinal bir edebiyat geleneğidir. XIX. yüzyıldan itibaren Türk Edebiyatı köklü biçimde

değişmiş ve edebiyatçılar eski türleri terk etmeye başlamışlardır. Bu tarihten itibaren

Batı’dan örnekler alınmıştır.

1923 yılında cumhuriyetin kurulması, aynı zamanda Türk entelektüelleri için yeni bir

yaşam biçiminin de başlangıcı olmuştur. 1928 yılında alfabe değiştirildi. Daha sonra

dilde sadeleşme, öz Türkçe olmayan kelimelerin kullanılmaması şeklinde ortaya çık-

tı. O günlerde, eski edebiyatımız da orijinal olmadığı ve sıradan insanın hayatı ile ilgi-

si bulunmadığı eleştirileriyle karşılaştı.

Fakat zamanla, söz konusu ön yargılar bazı araştırmacıların çalışmaları sonucunda

değişti. Çalışmamızda, bu alanda yapılan araştırmaları; tezler, kitaplar ve makaleler-

bildiriler olarak üç ana grupta tasnif ederek bir araya getirmeye çalıştık. Özellikle son

on yılda sosyal hayat ile edebiyat ilişkisini gözler önüne seren araştırmalar artmıştır.

Bazı önemli tezler de yazılmıştır. Bütün bu çalışmalar aslında, bir başlangıç sayılma-

lıdır. Sahanın, daha pek çok sayıda ciddi araştırmanın yapılmasına ihtiyaç duyduğu

açıktır.

Anahtar Kelimeler: Klâsik Türk Edebiyatı, Divan Şiiri, Sosyal Hayat.

505Eski Türk Edebiyat›nda Sosyal Hayat Çal›flmalar›

Page 40

Studies on Social Life in Old Turkish Literature

Fatma Meliha fien

Abstract

Turkish Classical Literature is an old and original literature tradition. Its first works
had been written from XIIIth century to XIXth century. After XIXth century Turkish Li-
terature begun to change radically and men of letters left the old forms. They took
examples from European literature traditions.

In 1923 Turkish Republic was found. It was beginning of a new life style for Turkish
intellectuals. After that, Turkish alphabet was changed by the Latin one in 1928. In
addition, language was tried to purified, so only etymologically Turkish words would
have been used. Especially in those days, Turkish Classical Literature was criticized
so much. People said it was not original and it had no relation to the daily life of or-
dinary man.

But in time these bias and prejudices changed with the help of some researchers. In
this work we tried to list all these researches. We put them in three groups, e. i. the-
sis, book and articles. Especially in last decade works on the relationship between
classical literature and social life have increased. There are also a couple of impor-
tant postgraduade theses. I think all these studies can be just beginning and we have
so much to do.

Key Words: Turkish Classical Literature, Ottoman Poetry, Daily Life, Social Life.

TAL‹D, 5(9), 2007, F. Meliha fien506

Similer Documents